Şavaklıların konuştuğu Şavak dili Kurmanci dilinin bir alt dilidir. Bu dil, Kurmancinin Güney bölgelerinde konuşulduğu gibi gırtlaktan konuşulan bir dil değildir. Daha hafif ve sade bir dildir. Şavaklıların şivesi, Elazığ, Malatya, Dersim, Sivas, Erzincan, Adıyaman ve İç Anadoludaki bir kısmı Alevi bir kısmı Sünni olan aşiretlerin şiveleriyle benzerlikler gösterir. Bu benzerliklerin akrabalıktan mı, yaşam alanlarının ortaklığından mı veya yaşam biçimlerinden mi (göçer-yörük) olduğu tam olarak kestirilemez.
Bu bölgedeki aşiretlerin başlıca kolları olan; Canbeg, İzol, Parçıkan, Şadıllı, Reşvan, Şavak, Badıllı, Xelikan aşiretleri göçebe aşiretlerdir. Tarih boyunca daima yer değiştirmişlerdir çeşitli bölgelere göçler vermişlerdir. Bu göçler genelde çok uzak diyarlara olmuştur. Yeri gelmiş Şah İsmailin hışmına uğramış ta Horasanlara,Teberistanlara, kimi zaman Osmanlının iskan politikaları sonucu Anadolunun içlerine doğru Konya bozkırlarına, Kırşehire, Yozgata, Tokata, Amasyaya,Çukurovaya … sürülmüşlerdir. Ama gittikleri yerlerde dillerini ve benliklerini yaşatmaları yok olmalarını engellemiştir. 400 yıl önce Horasan’a gönderilen aşiretlerimiz, orada da isimlerini muhafaza etmişler. Günümüzde halen aynı isimlerle varlıklarını devam ettiriyorlar. O bölgede kurdukları ‘Çemişgezek Federasyonu’ (Bu isim daha sonra ‘Zafaranlu’ diye değiştirilmiş) adı altında Şadlu, Kowanlu, Şivakanlu, Raşvanlu, Kikanlu, Karaçorlu, Topkanlu, Hizolanlu (İzolanlu), Badinanlu, Helikanlu, Şeyhakanlu (Muhtemelen bizim aşiret; çünkü bir kolununda batıda Urmiye gölü çevresinde olduğu ki, o da meşhur Simko Şikak ın aşireti olmalıdır), Milanlu(Milli), … diye toplanmışlar. İsimlere bakarsanız ne kadarda benzerlik olduğunu anlarsınız.
Dillerinde ki durumu gözlemlemek ve bizim dil ile olan benzerliklerini görebilmek için ise o yörenin müziğine bakmak yeterli olur sanırım. Farsçanın etkisiyle oluşmuş olan hitabet tarzı hariç gerisi tamamen aynı bir dildir. Uzakları yakın eden internet ile biraz araştırma yapılırsa, benzerliklerin sadece isimler ve dilde olmadığı yaşam biçimi, giyim-kuşam benzerliğinin de olduğunu farkedebilirsiniz. Onlar da göçebe yaşam tarzı yaşamışlar. Göç, yayla, çoban, koyun… sözlü edebiyatlarında önemli bir yer tutar.

Aşiretlerimizden yaşlıların sık sık söylediği Horasandan geldik ifadelerine gelince. Bu pek gerçekçi gelmiyor çünkü oradaki aşiretler de buradan gitmişler, ancak gidenlerin bazılarının geri dönmüş olma ihtimali de mevcuttur. Böylece o bazıları genel sanılmış olabilir. Bir diğer durum ise, bize dayatılmak istenen ‘Siz Horasan’dan geldiniz öyleyse Türkmensiniz sonradan asimile oldunuz’ tezidir. Bu tamamen uydurma bir tezdir. Çünkü Horasandaki soydaşlarımızn dilleri de inançları da aynıdır. Bazıları Kurmanci, bazıları Kırmancki konuşur. Mezhepleri de bir kısmı Alevi, bir kısmı Sünni-Hanefidir tıpkı bizdeki gibi.

Tarihi kaynakların her söylediğine inanmamak gerekir. Neticede onlar da insanlar tarafından hazırlanmış verilerdir. En güvenli kaynak halkın kendisindedir…





Horasan daki aşiretlerle ilgili videolar, ses kayıtları ve farklı görseller de var eimde. ilerki zamanlarda onları da eklerim.
Em xelke kurdistanene nek turkiye irak suriya iran,,, ewan dewleta KURDISTAN dagir kriye.em hemu kurdn nek turkiye irak suriya iran,,,
we are kurds adn from KURDISTAN..longe live independed KURDISTAN
Be carefull bro… Wolves would hurt you.